Sayfalar

26 Aralık 2016 Pazartesi

Oktay Rifat Horozcu (1914-1988)

10 Haziran 1914’te Trabzon’da doğan sanatçı TDK’nin ilk başkanı, şair Samih Rifat’ın oğludur. (Ali Fuat Cebesoy, Oktay Rifat'ın dayısı; Nazım Hikmet ise teyzesinin oğludur.) 1936’da Ankara Hukuk Fakültesi’ni bitirmiş, Maliye Bakanlığınca gönderildiği Paris’te Siyasal Bilgiler Fakültesinde 3 yıl öğrenim görmüştür. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle eğitimini tamamlayamayarak yurda dönmüş ve çeşitli devlet görevlerinde bulunmuştur. Ankara ve İstanbul’da serbest avukatlık da yapmış ve 1973 yılında son...
Devamını oku...

25 Aralık 2016 Pazar

Melih Cevdet Anday (1915-2002)

1915’te İstanbul’da doğan sanatçı, Ankara Gazi Lisesi’nden 1936’da mezun olmuştur. Oktay Rifat ve Orhan Veli okul arkadaşlarıdır. 1938’de sosyoloji öğrenimi için Belçika’ya gitmiş, iki yıl sonra II. Dünya Savaşı çıkınca zorunlu olarak yurda dönmüştür. 1942’den başlayarak Ankara’da Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğü’nde danışmanlık, Ankara Kitaplığında memurluk, gazetecilik yapmıştır. İstanbul’a yerleştiğinde çok çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yayımlamıştır. İstanbul Belediye Konservatuvarı...
Devamını oku...

22 Aralık 2016 Perşembe

Dede Korkut Hikâyeleri

Dede Korkut Hikâyeleri, 15. yüzyılda Akkoyunluların egemenliği altındaki Kuzeydoğu Anadolu ve Azerbaycan coğrafyasında, Oğuzların, çoğu zaman komşuları Rumlar, Gürcüler, Ermeniler ile zaman zaman da kendi içlerinde yaptıkları savaşları, iç çekişmeleri anlatan destansı halk hikâyeleridir.   Bu hikâyeler, Türk dilinin, halk edebiyatının, kültür ve felsefesinin en önemli tarihî metinlerinden biridir. Hikâyeler, Türk'ün hayatı kavrayışı, eşyayı anlamlandırışı, inanma şekli, kısaca bir...
Devamını oku...

21 Aralık 2016 Çarşamba

Sohbet (Söyleşi)

Sohbet kelimesinin “TDK Türkçe Sözlük”teki ilk anlamı şudur: Dostça, arkadaşça konuşarak hoş vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl. Bir metin türü olarak kabul edilen sohbet (söyleşi), kelimenin bu ilk anlamıyla yakından ilişkilidir: Sohbet (söyleşi), yazarın duygu ve düşüncelerini, bir arkadaşıyla konuşur, onunla sohbet eder gibi anlattığı öğretici metin türüdür. Söyleşi-Sohbet Türünün Özellikleri Bu türün en belirgin özelliği anlatımdaki sıcaklık, içtenlik (samimilik) ve rahatlıktır. Bugün...
Devamını oku...

20 Aralık 2016 Salı

Orhan Veli Kanık (1914-1950)

13 Nisan 1914'te İstanbul'da doğan sanatçı, ilkokula Beşiktaş Akaretler İlkokulu'nda başladı, Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına geçti, beşinci sınıfı Ankara Gazi İlkokulu'nda okuyarak ilkokulu bitirdi. Ortaokul ve liseyi de Ankara'da okuyan Orhan Veli, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi. İki yıl sonra buradan ayrılarak çalışma hayatına başladı. Bir yıl kadar yardımcı öğretmenlik yaptı.  PTT Genel Müdürlüğü'nde çalışırken (1936-1942) askere alındı. Yedek...
Devamını oku...

19 Aralık 2016 Pazartesi

Servet-i Fünûn Edebiyatının Oluşumu

17 Mart 1891'de İstanbul'da Ahmet İhsan Tokgöz tarafından çıkarılmasına başlanmış olan Servet-i Fünûn, adından da anlaşılacağı gibi, başlangıçta daha çok, fennî (fenle-bilimle ilgili) yazılara yer veren bir dergiydi. O zamana kadar türlü dergilerde dağınık şekilde yazan ve avrupaî bir edebiyata taraftar olan gençleri bir tek derginin etrafında toplayarak Eski Edebiyat taraftarlarına karşı tek bir cephe kurmak isteyen Recaizâde Mahmut Ekrem, Mekteb-i Mülkiye'den (bugünkü Siyasal Bilgiler Fakültesi)...
Devamını oku...

18 Aralık 2016 Pazar

Garip Hareketi (Garipçiler)

Garip Hareketi; Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat Horozcu'nun oluşturduğu bir şiir akımıdır.  İlkokulun son sınıfında tanışan Orhan Veli ve Oktay Rifat’ın arkadaşlıkları lise birinci sınıfta aynı edebî zevke sahip dostluğa dönüşür. Bir yıl sonra da aralarına Melih Cevdet katılır. Ankara Erkek Lisesi’nin yayın organı olan Sesimiz dergisinin farklı sayılarında ilk eserlerini yayımlama imkânı bulurlar. Bu derginin farklı sayılarında şiirleri yayımlanan üçlü, daha sonraki yıllarda...
Devamını oku...

17 Aralık 2016 Cumartesi

Battal Gazi Destanı/Battalnâme

Battalnâme, 8. yüzyılda Emeviler'in Bizans'a karşı açtıkları savaşlarda "el-Battal" (kahraman) lakabıyla şöhret kazanmış bir Müslüman Arap emirinin Türkler arasında yayılan kahramanlık menkıbelerinin destanlaştırıldığı anonim bir halk hikâyesidir. Nesir (düz yazı) şeklinde kaleme alınmıştır. Araştırmacıların ortak görüşüne göre 12. yüzyılda yazıya geçirilmiştir.  Battalname, tarihi bir şahsiyet olduğunda şüphe bulunmayan Battal Gazi'nin menkıbevi hayatını, Anadolu'ya yerleşen Müslüman...
Devamını oku...

16 Aralık 2016 Cuma

Gezi Yazısı (Seyahatnâme)

Gezi yazısı bir yazarın gezdiği, gördüğü yerlerle ilgili bilgi, gözlem, yaşantı ve izlenimlerini edebi bir üslupla (biçemle) anlattığı öğretici metin türüdür. Gezi yazılarına Eski Türk edebiyatında seyahatnâme denirdi.  Gezi Yazısının Özellikleri Gezi yazıları, okuyucularda, anlatılan yerleri görme isteği uyandırmalı, onların bu yerlerle ilgili meraklarını kamçılamalıdır. Gezi yazısının ilgi çekici olması için yazar, gezdiği yerin kendine özgü niteliklerini öne çıkararak anlatmalıdır. Gezi...
Devamını oku...

12 Aralık 2016 Pazartesi

Bulunuş Öyküsünden Yayımlanışına Divanü Lugati't-Türk

Bugün tek nüshası İstanbul’daki Millet Kütüphanesi'nde olan Divanü Lugati’t-Türk’ün bulunuşu, yayımlanması ve çevirisi, ilgi çekici olaylar dizisidir. Eserin bulunuşu tamamen bir rastlantı sonucudur. Kitap dostu Ali Emiri’nin bilgisi, dikkati, kitap sevgisi ve çabaları olmasaydı eser bilgisiz ellerce belki de yok edilecek, dilimizin ve kültürümüzün en büyük hazinesinden mahrum kalacaktık.  Divanü Lugati’t-Türk’ten ilk söz eden Antepli Aynî diye de tanınan Bedreddin Mahmud’dur. İkdü’l-Cuman...
Devamını oku...